niko tesla

February 25, 2007

bi film izledim dünyam yıkıldı
prestij‘i izledim.güzel film ama asıl dünyamı yıkan david bowienin oynadıı nikola tesla karakteri.filmi izlerken "fantastik bi dünya yaratmışlar heralde ne o öle dedirten" iç sesim filmden sonra adamın hayatını araştırmamla " ha siktr" boyutuna ulaştı.bu konuyu aslında sevgili allektrink ve de allektronik mühendisi arkadaşlarımızın anlatması gerekirdi ama araştırmacı becer dayanamadı. yemedi içmedi konuyu araştırdı.neler çıktı neler.
öncelikle bu dahi adam nikola teslanın kısaca hayatı:
  •  1856da yugoslavyada dogdu.
  • 32 yaşında öldü.
 
 

 

peki bu kadar kısa olmasın adamın yaptıklarına gelelim :

  • dogru akıma karşılık alternatif akımı benimsedi onun üzerine çalıştı.
  • Hidroelenktrik santralleri icat etti.niyagara şelalesinde ilk kez uygulanmasını sağladı.
  • tabi ondan önce amerikaya yerleşip edisonla tanıştı.edison bunu siktr etti."salak salak işlerle uğraşma denyo musun karın ağrısı mısın?"die agza alımıcak küfürler etti.
  • tesla da "ulen sen mi büyüksün ben mi?" deyip işe koyuldu
  • önce icatları için 18 ayrı patent aldı ve bunu görkemli bi konferansla bilim adamlarına tanıttı.
  • sonra westinghouse şirketiyle anlaştı.
  • General motors ve edison haliyle kudurdu.
  • Tesla radyo frekansıyla uzaktan kumanda teknolojisini geliştirdi.hatta new yorkun ortasında bi havuza koyduğu tek motorlu sandalı elindeki uzaktan kumanda cihazıyla hareket ettirip izleyenlere show yapınca manşetlere taşındı.yıl 1989.
  • edison böle sıçarson.
  • çıplak eliyle tuttuğu gazlı tüpü yakarak (filmde war bu sahne.şaka gibi) vücudundan yüksek gerilimli akımı geçirdi (ben de annamadım) ilk neon tübü ve floresan lambayı buldu.wireless elenktrink akımına kafayı taktı.
  • mekaniksel ve fiziksel titreşimlerle çalışırken labrotuvarında ciddi anlamda bi depreme neden oldu(!)
  • dünya çapında telsiz yayını yapmak istedi.bunun için telsa kulesi kurdu.sonra amerikan donanması savunmaya bi tehdit olarak gördüğü bu kuleyi yıktı.
  • radar sisteminin temelini attı.
  • bunca buluşa rahmen borc içinde yaşadı.öldükten sonra bütün malvarlığına ve notlarına amerkin hükümeti tarafından el konuldu.

teslanın buluşları  zamanın büyük şirketlerini özellikle de general motorsu korkutmş.filmde olduğu gibi 40 km öteden 100 ampulu kablosuz yakmak inanılmaz bişey.bu adamın yaptıkları dışında bi de yapmaya çalıştıkaları war ki bunlar:
  • hava koşullarını yönetmek
  • tüm dünya için kablosuz enerji salınımını ve elektrik ihtiyacını karşılamak.
  • daha bisürü..
  • en iisimi: 
          vidyo1
          vidyo2
          vidyo3
          vidyo4

 vidyolarda anlatıldığı gibi haarp (high frequency active auroral research program) war ki ucu 17 agustos izmit depremine kadar uzanıyo. şu amcama bi kulak verin. hoyt burdayım.

artk fütusuzca mangal yakıp bira içmek istiyorm. 


 

bu hafta öğrendiklerim

February 15, 2007


  • ayni ewi paylasan kizlarin regl dönemleri de bi süre sonra ayni olur.(thats weird)
  • notalarla renkler arasinda akil almaz bi uyum wardir.7 nota 7 ana renge tekamül eder.ara renkler oldugu gibi ara sesler de mevcuttur.felandir fesmekaldir.(for yaratilis teory:dünya 7 günde yaratilmadi mi?thats weird2)
  • mangali tutustururken çira yerine beyaz strotofor benzeri süper icati kullanmak kömürün çabuk tutusmasini saglar.ekonomiktir ayricana.
  • safak sayarak degil yaşayarak geçer.
  • güneş enerjisi termostat fiyatları : 30lan 50 ytl arasında deişir.
  • denizlide topraksız tarım yapan köylüler mevcuttur.
  • hafızayı canlı tutmak ya da bi konu üzerindeki dikkatinizi yoğunlaştırmak istiyorsanız daha önce görmediğiniz bi resme veya fotoya bakın.sonra işinize kaldığınız yerden devam edin.

 

  • anna babkova kova burcudur.


ülkenin kanayan yarası

February 12, 2007

çamaşır yıkayan ve böbrek taşı döken kızlar.

karıştırmayın..her ne kadar ikisini birlikte yapan kızlar  olsa da benim bahsedeceğim iki ayrı kız tipi.biri çamaşır yıkar öbürü taş döker.
 
çamaşır yıkayan kızlar teknolojinin nimetlerinden faydalanmış elini sıcak sudan souk suya sokmaz izlenimi verseler de aslında bütün pis iş onların üzerindedir.makineye atılacak çamaşırları renklerine göre ayırmak, teker teker iç içe geçmiş çorapların bütünlüğünü bozarak yıkanması için hazır hale sokmak,tişörtleri sivetleri ters cevirmek,kotların çeplerinde selpak kalmış mı kontrol etmek çamaşır yıkayan kızın görevidir.sonra bi de o makineden çıkan yüzlerce corabı kuruttuktan sonra birbirine eşleme işlemi war ki bu baştaki ayırma işleminden daha sıkıcı ve zordur.beyni sulandırır.hele bi tane de artarsa sinir krizine yol açabilir.
2 numeroda ise taş döken kızlar wardır.bunlar çekilmez olurlar.bi sancı bi keder.bira içme, hoplama, zıplama , dansetme, v.s gibi akıl almaz metodlara başvurup sonuca ulaşmaya çalışırlar ama hiçbiri sonuç wermezse son çare kendilerini "böbrek taşı kırma merkezleri" ne atarak böbreklerini uzman ellere teslim ederler.

şimdi kızlarımızı tanıdık.görüldüğü gibi ikisinin de işi baya zahmetlidir.

peki bu kızlarımız ya tanımadığı insanların çamaşırını yıkayıp başkasının böbrek taşlarını döktürüosa durum nedir? trajiktir,aynı zamnada cennetliktir. kendilerine ömür boyu yetecek kadar bonus sevap kazanıp dier tarafta doyasıya harcarlar heralde.

ben kirli çamaşırlarımı ve böbrek taşlarımı tanımadığım kızların eline teslim etmek istemiyorum.hele bu kızlarımızın güzel olması insanlık dışıdır.kabul edilemez.ya yerlerine çok çirkin ve maskülen (bıyıklı) teyzeler konmalı ya da kızlarımıza daha güzel işler bulunarak o hayattan çekip kurtarılmalıdır.

Hepimiz çamaşırcıyız , hepimiz böbrek taşı döktüren güzel kızlarız!!

February 4, 2007

blog nedir?
blog budur.
amacı nedir?
dışa açılma - içe kapanma - içindekini sunma - kusma - rahatlama - amiyane tabirle mastürbasyondur.
güzel midir?
güzeldir.
gerekli midir?
asla deildir

tanlanın blogunu okurken aklıma geldi.oraya comment giriodum tam ama baktım mesele uzun buraya yazmaya karar verdim o yüzden.

ilkokulda türkan diye bi kızın tahta cetveline "U kalp A" çizmiştim (o zamnlar ayşenle cok simbiyotik bi ilişkimiz wardı.ben sınıf başkanıydım o yardımcımdı.sınıfta konuşanları ben ellerinden sıkıca tutardım o da gelir tekme atardı) de sonra türkan beni sınıf ögretmenine şikayet etmişti.sınıf ögretmeni bana kızıp bağırmıştı neden başkasının cetveline zarar veriorm die azarlamıştı.şimdi düşünüorm da 3. bi şahsın cetveline böle bişeyi kazımamın nedeni ne olabilirdi die galiba yanıtı işte bu blog sayfaları.o zamnlar bunu kendi cetvelime ya da ayşenin ceteline kazımam bişey ifade etmicek çünkü biz zaten bunu biliyorduk.sıraya da kazıyamam o zamn o tarz şeyler çok esefle kınanır ve de cezalandırılırdı.en iyisi türkanın cetveline kazımak ki sınıfta en güzel tahta cetvel ondaydı.

eskiden seyredenler ve seyredilenler wardı şimdi herkes seyredilmek istiyo.youtubesuz insanlar nası yaşıomuş eskiden hayret verici gerçekten."çölün ortasında bi taş warsa ve bu taşın warlığından birileri haberdar deilse o taş aslında hiç warolmamıştır" die bi cümle hatırlıorm bi kitaptan ama hangi kitap bilmiorm.galiba insanlar artk ekranda kendilerini görmezlerse warlıklarrına da inanası gelmio.

Counter Stats
retirement speeches
retirement speeches Counter