sporlanmadangelmek

January 23, 2007
salonda yatıyorum 1 haftadır.3lü kanepenin üzerinde uyuyorm gayet rahatsız bi şekilde.bunun nedeni yok.ya da war ama ben bilmiorm.tek bildiğim o zor sığdığım kanepeden sabahları garip  bi şekilde neşeli kalkmam.artık bünye o kadar rahatsız oluo ki konumundan sabah olduğuna sevinip endorfin salgılıor.seviyorm salonu.
"bugün spor yapmayalıyım"dedim ve spor çantamı (hayatımda hiç spor çantam olmadı aslında.herzaman kullandıım çantama spor malzemesi koyunca spor çantasına dönüştü),üzerime sportif eşofmanlarımı (sportif eşofman dediim de;bi sweat üzerinde "gymnastics" yazıo,içlerinde en iddialısı bu,sonra yatarken giydiim bi eşofmanaltı-gayet taklit bi ürün versace yazıo sağ arka lopunda,muhtemelen kuşadası nazilli pazarı ürünü,altımda da beyaz converse-bu en normali-.) giyip çıktım yola.müziğimi de dinliyorum bi yandan.ohh dedim işte bu..başlamak yolun yarısıdır.artık bundan sonra haftada 4 gün spor yapıcam.bu arada ben bunları düşünürken spor salonuna gidiorum bi yandan.buranın en iyi salonu ayrıca en ucuzu (ücretsiz).ohh mis.çünkü askeriyenin.yaaa:(..ama bu önemli mi deil çünkü sadece sporuma konsantre olmalıyım başka şeylere deil.wardım sonunda.içeri girmek istedim izin yok.neden.çünkü o gün bayanların fitnes günüymüş ve bitmesine daha bi saat warmış..sonra kullanabilecekmişim.peki..ben oyalanırım..kafaya taktım bi kere.bari yemek yiyim arada zaman geçer.oturdum bi kebabcıya.söledim dürüm.dışarda oturuyorum,giriş kapısının yanı oluyo,tam karşımda da cam war,arkam yola dönük yani.bi afiş war tam karşımda cama yapıştırmış kebabcı amca.heralde bi kebabcıya en asılmaması gereken ne die düşünmüş sebahattin amcam bu afişi bulmuş getirmiş sonra asmış oraya.afiş bu.akbaba çocuğu kesio ben elimdeki dürümü.
yerimi değiştirdim.sinirim bozuldu 1 tane daha yicektim yemedim.kalktım ewe geldim.
spor yapamadım.bari blogumu yenileyim dedim.

_nt. manipule fotolar cole rise‘a aittir.soran eden olursa die.şahsen ben bayıldım kendisine.

kısa film

January 17, 2007

karakterler

mangal adam : elinde plastik aparatıyla ünlü bi filozof.
düşündükçe sallar salladıkça terler terledikçe yorulur yoruldukça acıkır acıktıkca daha da hızlanır.alkol alır sigara içer.sigarasını mangalının kor aleviyle yakar.yanma süresine göre kömürün yarılanma ömrünü kafadan hesaplar.müzik dinler.arada eşlik eder.sofra kurmaz.başkası kurmasa da sofra aramaz.eline bi tabak alır mangalının başında yer.mangalını yalnız bırakmaz.

uçan adam : sevilesi yaratık
uçar.alçakgönüllüdür.uçduunu belli etmez.insanlara tepeden bakmaz.uçan hayvanlara çarpmaz.artislik yapmaz.yağmurlu havada yola çıkmaz.gereksiz konuşmaz.dedikodu yapmaz.metanetlidir.çok yükselince kafası güzel olur,basıncı ayarlayamaz ondan 2 düşünüp 1 uçar.az içer.mangal adamın dostudur,mandal adamın hayalidir.  

mandal adam : aptal bi herif
kafası kocaman gözlüklü biraz topluca.herşeyi bilir bi hali wardır ama aslında bi boktan anlamaz.sesi pazar 96nın "bu harf daha önce söylenmiştir" diye konuşan bilgisayar tonlamasındadır.konuşurken karşısındakini yorar.laftan anlamaz teletubbies beynine sahip olduundan  2 kez anlatmak gerekir herşeyi. mantık aramaz aranmaz.ezik ruh hali ve sosyal fobisinden dolayı karşısındakini hep ezmek ister.böylelikle yükselişe geçtiğini sanır ama aslında yükselen kendisi deil ucuna mandal tutuşturduğu pipisidir. mandal cocukluundan beri pipisinin kalkma olasılığına karşı bi tedbir olmuştur onun için.garanticidir.bakirdir.


synopsis: mangal adam közü mandal adamın götüne sokar.uçan adam bunu görür gider mangal adamla konuşur.mangal adam hatasını anlar.özür diler.

film biter.


 

dene

January 4, 2007

deneyimizin konusu : hayatı titretmek  ve kendine gelmek

gerekli malzemeler  : 

  • bi uçak dolusu insan
  • bi uçak
  • bol türbülanslı bi uçuş sahası

deneyin yapılışı      :  bi uçak dolusu insan uçağa dolar.uçak uçar.türbülans uçağı titretir.insanlar kim olduklarını ne yaaptıklarını     unutup tek bi şeye odaklanır ; deneyimizin amacına tabii ki  -  ÖLÜM -

deney sırasında ani yükseliş ve alçalışlarla birlikte hoplayan yürek zımpırtısı aslında insan olduğumuzu bize hatırlatır.statü kaybolur.nafile çırpınışlarla okunan dualar ya da besmeleler fayda etmez. o an hayatın çok saçma bi yerinden diagramın  dışına taşma yolundasındır."çok erken"olduğunu düşünen sadece sen deilsindir. iki koltuk  yanındaki 85 yaşıdaki adam da senin gibi düşünür onun yanındaki hayat kadını da..
yolda yürürken zıplamak yetmez.. illaki iniş sonrası insanların gözlerinde o yaşama sevincini görmek için türbulansa girmek gerekir..bu farkındalık veya kaybolmuşluk meselesi deil bence insanın rotasını kaybetme korkusu…şöle de denebilir rotasını kaybetmek derken "mutluyken mutsuz olmaktan, sarhoşken ayılmaktan korkma" bir nevi paranoya de la yaşam.  dans et.

işin acı tarafı heralde türbülansı korkulu gözlerle deil de  muppet show  havasında seyretmek. sonra uçak iniş yapınca kendinden şüphe etmek.acaba yanlış bi yerdemiyim demek. paranoyak olmayı tercih etmek.

 

Counter Stats
retirement speeches
retirement speeches Counter